Kesintisiz Güç Kaynağı = ENEL
Dünya Artık Türkiye’den Satın Alıyor... Siz
neden daha azı ile yetinesiniz!.. Siz
de bu son teknoloji ürünlere layıksınız!..
Kesintisiz Güç Kaynakları = ENEL
Her sektör için vaz geçilmezdir; Kesintisiz Güç Kaynakları.
Neden mi? Bu sorunun cevabı “ya olmasaydı?” sorusunun cevabında
yatıyor. Yoğun Bakım ünitesinde saniyenin 10’da 1’i kadar zaman
diliminde elektriğin kesildiğini hayal edin ya da herhangi bir
ameliyatın enerjide yaşanan dalgalanma yüzünden veya yine anlık
bir kesintiden dolayı yarım kaldığını... Milyon Dolarlık yatırım
yaptığınız bir CNC cihazının enerji kesintileri yüzünden
bozulduğunu, enerji kesintileri yüzünden bir gazetenin
baskısının yarım kaldığını... Çoğaltılması mümkün bu örnekler
Kesintisiz Güç Kaynaklarının hayati alanlarda ve ekonominin
çarklarında ne kadar önemli yere sahip olduğunun göstergesidir.
Kesintisiz Güç Kaynakları hayatımızın her alanında ve hatta
evimizin kombisinde bile olmazsa olmaz bir yere sahiptir. Ve
Kesintisiz Güç Kaynakları demek ENEL demektir.
NİÇİN
KESİNTİSİZ GÜÇ KAYNAĞI?
Elektrik enerjisinin kullanımı gün geçtikçe
yaygınlaşmakta ve artık günümüzde elektrik enerjisi, hayati önem
taşıyan ya da sürekli çalışması gereken cihaz ve sistemlerde
kullanılmaktadır. Bu cihaz ve sistemler, yarı iletken ve
mikroişlemci teknolojisindeki büyük gelişmeler sonucunda daha
verimli ve daha popüler bir hal almışlardır. Elektrik ve
elektronik sektöründeki bu paralel gelişim, geçmişte insan gücü
ile gerçekleştirilen birçok işi devralan cihaz ve sistemleri
hayatımıza sokmuştur. Bilgi teknolojisi cihazları ve sürekli
artış gösteren endüstriyel otomasyon sistemleri ve bunlara ait
veri iletişimindeki hızların yükselmesiyle ve performans
parametrelerindeki iyileştirme taleplerinin artmasıyla; bu
sistemleri besleyen güç kaynaklarının güvenilirliği ve sağladığı
enerjinin kalitesi de büyük önem kazanmıştır.
Güç kaynağı güvenilirliği dendiğinde akla aşağıdaki noktalar
gelmektedir. Kaynak geriliminin değeri ve kararlılığı Kaynak frekansının değeri ve kararlılığı Kaynaktan gelebilecek istenmeyen gerilim darbelerinin birim
zamandaki sayısı Kaynağın yitirilmesi olasılığı (Elektrik kesintisi)
İşletmelerde ve özellikle bilgi-işlem merkezlerinde kullanılan
bilgisayarlarda birkaç saniyelik kesintilerde bile bilgiler yok
olmakta ve hatalı bilgiler üretilmektedir. Bununla beraber
hastaneler, hava alanları ve haberleşme merkezleri gibi
kuruluşların da kesintilere tahammülü gün geçtikçe azalmaktadır.
Hayati risk taşıyan bir ameliyat sırasında ya da kalkış
esnasında uçağa gerekli bilginin aktarılması sırasında doğacak
kesintiler çok büyük önem taşımaktadır. Şebeke arızaları
endüstriyel otomasyon sistemlerinde ise verimi büyük ölçüde
etkilemektedir. Süreklilik isteyen işlem akışlarında kesinti
sonucu oluşan malzeme ve işgücü kayıpları önemli boyutlara
ulaşmaktadır.
İngiltere’de National Computing Center tarafından IT sektöründe
yapılan bir araştırmaya göre bir elektrik güç sisteminin
arızasının sebep olduğu ortalama maliyetin 9000- 30000 pound
arasında olduğu ifade edilmiştir.
Şebekedeki güç sorunları aşağıda belirtilen olumsuz etkilere
sebep olmaktadır:
İş akışında kesinti, aksama ve durma, Bilgisayarlarda veri kaybı ve hatalı bilgilerin oluşması, Yüksek maliyetli donanım arızaları (Özellikle Sağ ve Spike
anında), Üretim kayıpları ve ürün kalitesinin düşmesi, Kontrol sistemlerinin uygunsuz çalışması.
Sonuç olarak; bütün bu etkiler kritik yüklerin Kesintisiz Güç
Kaynağı üzerinden beslenmesi zorunlu olmaktadır.
ŞEBEKEDE OLUŞAN GÜÇ SORUNLARI
Normal AC şebekeleri, yukarıda değinilen kritik
yüklerin enerji gereksinimini tam anlamıyla karşılayamazlar. Bu
şebekeler özellikle bilgisayar sistemlerinin çalışmasının
sürekliliğini ve güvenilirliğini sağlayamazlar. Kesintisiz güç
kaynaklarının kullanımını zorunlu kılan, AC şebekelerindeki güç
sorunları aşağıda belirtilmiştir.
1- Elektrik kesintileri (Blackout)
2- Mikro kesintiler
3- Ani gerilim yükselmeleri (Spike)
4- Aşırı gerilimler (Surge)
5- Gerilim düşmeleri (Sag)
6- Gerilim çöküntüleri (Brownout)
7- Harmonikler
8- Elektriksel gürültü
9- Frekans sapmaları
10- Yıldırımlar
11- Darbeler ve geçişler
Yukarıdaki maddelerin her biri aşağıda ayrıntılı olarak
açıklanmıştır.
•
1-Elektrik kesintileri (Blackout)
Kesintiler şebeke geriliminin 20 ms’ den
uzun sürelerde sıfıra düşmesidir. Dağıtım istasyonlarındaki
enerji kesilmesi, aşırı yük durumunda, hava koşulları veya
fiziksel hasar sebebiyle olabilir. Örneğin; kısa devre, kopmuş
kablo, elektrik şebekelerindeki tamir çalışmaları vb. Bina
içinde ise hata veya aşırı yük sebebiyle devre kesicilerin
çalışması veya sigortaların atmasıyla meydana gelir.
Kesintiler RAM’ lerdeki bilgilerin kaybına yol açar. FAT (File
Allocation Table) dosya yerleşimi tablosunun silinmesi ve bunun
sonucunda da sürücüdeki tüm bilgilerin kaybedilmesi
mümkündür.Veri sistemlerinin çöküp, bilgilerin kaybolmasıyla
üretim kayıpları dolayısıyla da zaman ve para kayıpları meydana
gelir.
•
2-Mikro kesintiler
Mikro kesintiler şebeke geriliminin bir
periyottan (50 Hz’ li şebekelerde bir periyot 20 ms’ dir.) daha
az olan sürelerde kesilmesidir. Normal olarak gözle
algılanmazlar. Çok sayıda makinenin aynı anda devreye girerek
çektikleri kalkış akımları neden olur. Örneğin; fotokopi
makineleri, lazer yazıcılar, endüstriyel yazı ve baskı
makineleri, büyük güçlü motor kontrol mekanizmaları. Ayrıca bir
diğer etken olarak anlık kısa devrelerini de ekleyebiliriz.
Sistemin kilitlenmesine, çalışmanın ortasında görünür bir sebep
yokken sistemin durmasına, iç bileşenlerdeki ısınma sebebiyle
cihazların ömründe kısalmalara sebep olur. En büyük risk
bilgisayarların hard diskindedir. İç güç kaynağı birkaç
milisaniyeden fazla kapanırsa, okuyucu kafaların disk yüzeyine
temas eder ve disk hatalarına yol açar.
•
3-Ani gerilim yükselmeleri(Spike) Kısasüreli ani gerilim yükselmeleridir. 0-10 ms
arası, fakat 2000 V gibi çok yüksek genlikte olabilirler. 200 V
gibi yükselmeler daha uzun sürer. En önemli neden enerji iletim
hatlarına düşen yıldırımlardır. Bunlar gerilimde büyük
sıçramalara neden olabilirler. Ayrıca diğer bir etken faktör ise
asansörler, klimalar ve büyük elektronik yüklerin açılıp
kapanmasıdır. Donanımların zarar görmesine ve elektronik
bileşenlerde etkileri hemen veya uzun dönemde çıkabilecek
hasarlara yol açarlar. Bilgisayarlarda hafıza kayıplarına,
programlarda bozulmalara ve çalışma hatalarına sebep olurlar.
Büyük arklarda onarılamaz donanım arızası oluşabilir.
•
4-Aşırı gerilimler (Surge)
Bir periyottan uzun süren ve cihazların kaldırabileceğinin
üzerindeki aşırı gerilimlerdir. Büyük miktarda güç çeken
cihazların aniden durması veya kapatılması sonucu oluşabilir. Bu
aşırı gerilimin genliğinden çok süresi önemlidir.
Bilgisayarlarda donanım problemlerine, PLC arızalarına ve
elektronik cihazların erken yaşlanmasına neden olurlar.
•
5-Gerilim düşmeleri (Sag)
Uzun süreli düşük gerilim durumlarıdır. En genel güç
sorunlarından birisidir. Gerilim düşüklükleri, şebeke
geriliminin 20 ms’den birkaç saate kadar sürelerde nominal
değerinin altında seyretmesidir. Gerilim düşmeleri ışıkların
sönükleşmesinden anlaşılabilir. Özellikle soğuk havalarda
elektrik tüketiminin arttığı zamanlarda dağıtım istasyonundan
nominal gerilimden daha düşük bir gerilim gelir. Büyük sanayi
sitelerinin ve fabrikaların çalıştığı sırada ve yüksek güçlü
makinelerin (motorlar, asansörler, kompresörler vb.) kalkışı
veya çalışması sırasında da görülmektedir. Gerilim çöküntüleri,
disk sürücülerinin yavaşlaması, bilgi kaybı veya bozukluğu,
çalışmayan tuş takımı gibi umulmayan sistem problemlerine yol
açabilir. Buna ek olarak uzun dönemde disk sürücülerde ve
sıcaklığın artması sebebiyle lojik devrelerde bozulmalara sebep
olur. Yapılan testler sonucu elektronik sistemlerin düşük
gerilime karşı olan tepkileri şu şekilde bulunmuştur:
-Elektronik sistemlerin çoğu 4 ms’ ye kadar olan kesintileri
hissetmezler.
-10-15 ms süre ile % 50’ lik bir gerilim düşümünde donanım
olarak çalışabilirler.
-50 ms süre ile % 20’ lik bir gerilim düşümünde donanım olarak
çalışabilirler.
•
6-Gerilim çöküntüleri (Brownout)
Çok uzun süreli düşük gerilim durumlarıdır. Gerilim düşmelerine
nazaran, daha uzun süreli olduklarından daha ciddi sonuçlara yol
açmaktadırlar. Sistemin mevcut yüklerin akım ihtiyaçlarına
karşılık veremediği durumlarda oluşur. Lojik devreler ve disk
sürücüleri düzgün çalışamazlar ve donanım hasarları meydana
gelir.
•
7-Harmonikler
Harmonikler, gerilimin bileşenleri olup daha yüksek frekanslı:
fakat daha düşük genliklidirler. Şebeke gerilimi dalga şeklinin
olması gereken sinüs formundan uzaklaşması sonucu ortaya çıkan
yüksek frekanslı titreşimlerdir. Kısaca, gerilim sinüs
dalgasında oluşan bozukluklardır. Endüstride harmonikler genel
olarak doğrusal olmayan yükler tarafından oluşturulurlar. Bunlar
anahtarlamalı güç kaynakları, fırınlar, ark lambaları,
doğrultucular, elektronik balastlar ve değişken hızlı
sürücülerdir. Ayrıca ofislerde faks, fotokopi makineleri, lazer
yazıcılar ve bilgisayarlar da harmoniklere yol açan yüklerdir.
Harmonikler, mikroişlemci tabanlı sistemlerin güvenilir bir
şekilde işlemesi için gerekli olan saf sinüzoidal dalga şeklini
bozarak, bu sistemlere zarar verirler. Ölçüm ve kontrol
sistemlerinde veri hatalarına neden olurlar. AC hattına bağlı
diğer cihazların çalışmalarını engelleyebilirler ve üç fazlı
sistemlerde trafoların ve nötr iletkenlerinin aşırı ısınıp
yangın tehlikesi oluşturmalarına sebep olabilirler.
•
8-Elektriksel gürültü
Normal sinüs dalgasının üzerine binen çeşitli yüksek frekans
darbeleri için kullanılan bir terimdir. RFI (Radyo Frekans
Girişimi) ve EMI (Elektromagnetik Girişim) etkileri bu başlık
altında değerlendirilebilir. Elektromagnetik girişime radyo ve
magnetik dalgalarının yayılmasıyla ortaya çıkan dış etkiler
neden olur. Radyo frekans girişimi ise radyo dalga enerjileriyle
veya hatta bağlı bazı donanımlar vasıtasıyla elektrik hattına
katılan, dahil edilen yüksek frekanslı ve periyodik gürültüler
serisidir. Yüklerdeki anahtarlama, jeneratörler, endüstriyel
ekipmanlar ve radyo vericileri gibi çok çeşitli sebeplerle
oluşabilir. Programlarda ve data dosyalarında bozulmalara yol
açar, yazıcı ya da terminal hatalarına sebep olabilir ve
elektronik cihazların erken yaşlanmasına neden olurlar.
•
9-Frekanssapmaları Frekansın düzensiz olarak değişmesi yani kararlı bir nitelik
taşımamasıdır. Yüksek akımlı yüklerin çalışması neden olur.
Ölçüm hatalarına yol açarlar.
•
10-Yıldırımlar
Bu madde ani gerilim yükselmeleri altında da
değerlendirilebilir. Yıldırımlar elektrik sistemlerinin genel
sorunlarından birini oluşturan doğal bir olaydır. Bir sorun
çıkartmaları için doğrudan cihazın bir yerine etki etmesi
gerekmez. Yıldırım darbesi bir durgun elektrik boşalmasıdır. Tek
bir yıldırımdan 1000 kV ve 100 kA’ lik darbenin oluştuğu
kaydedilmiştir.
•
11-Darbeler ve geçişler
Rastlantısal, yüksek enerjili, yüksek genlikli ve mikro saniye
düzeyinde kısa süreli bozucu etkilerdir. Darbeler 6000 V’ a
kadar yüksek düzeylere ulaşabilir. Bu olaylar günün herhangi bir
anında gerçekleşerek elektronik kartların yanmasına veya bellek
kayıplarına neden olurlar.
Görüldüğü üzere, şebekede pek çok güç sorunları karşımıza
çıkmaktadır. Bu sorunların ortak yönü ise, hepsinin ne zaman ve
ne derecede gerçekleşeceğinin öngörülememesi, tahmin
edilememesidir. Dolayısıyla yükün sürekli ve düzgün
çalışabilmesi için alınacak önlemlerin yükün devrede olduğu tüm
zaman dilimlerinde etkin ve etkili olmasına bağlıdır. Bu da
kritik yüklerin Kesintisiz Güç Kaynağı üzerinden beslenmesi
zorunluluğunu bir kez daha karşımıza çıkarmaktadır.
KESİNTİSİZ GÜÇ KAYNAKLARININ
KULLANIM ALANLARI
Kesintisiz güç kaynakları kritik yükleri beslemek
için kullanılır. Bu yükler yani cihazlar diğerlerine nazaran
onları besleyen güç kaynağına yani bu kaynaktan aldıkları
gerilime karşı daha hassastırlar. Yüksek kaliteli güç
kaynaklarına ihtiyaç duyarlar. Düzenli olarak işlevlerini
görmeleri, arızaya maruz kalmamaları, işlem ile bilgi akışının
herhangi bir kesintiye uğramaması; gerilimin dalga şekli,
frekansın kararlılığı, toplam harmonik bozunumunun belli
değerlerde olması gibi pek çok etkene bağlıdır. Özetle söylemek
gerekirse bu cihazlar şebekede meydana gelebilecek herhangi bir
enerji problemini tolare edemezler. Bu da onların kesintisiz güç
kaynakları üzerinden beslenmelerini zorunlu kılar. Bu tür cihaz
ve sistemlerin bağlandığı besleme kaynaklarında, arıza veya
bakım onarım amacıyla gerçekleşecek olan zorunlu bir kesinti
olması durumunda yeteri kadar kısa sürede devreye girebilecek
yedek bir güç kaynağına ihtiyaç duyulur.
Yükün besleme özellikleri ve ne kadar süre enerji kesintisine
izin verebileceği gibi etkenler göz önünde tutularak yedek bir
besleme kaynağı seçilmelidir. Doğru gerilimle beslenen bir yük
için bir genellikle uygun gerilimli bir akü bataryası yeterli
olmaktadır. Buna karşın uygulamada karşılaşılan yüklerin büyük
bir bölümü alternatif gerilimle çalışmaktadır. İşte, kesintisiz
güç kaynakları bu yüklerin beslenmesi için kullanılmaktadır.
Aşağıda kesintisiz güç kaynakları tarafından beslenen başlıca
kritik yükler belirtilmiştir. Kombi, buzdolabı, televizyon gibi ev aletleri Bilgisayarlar ve bilgisayar destekli otomasyon sistemleri Bilgisayar destekli üretim tezgâhları Medikal cihazlar Haberleşme sistemleri Kontrol sistemleri Hava alanları aydınlatma ve trafik kontrol merkezleri Alarm ve ihbar sistemleri Önemli (Geniş hacimli) aydınlatma sistemleri Savunma sistemleri Fotoğraf baskı ve işleme cihazları Elektronik teraziler, kapılar, barkod cihazları, yazar kasalar
KESİNTİSİZ GÜÇ KAYNAKLARININ SINIFLANDIRILMASI
Kesintisiz güç kaynakları yapıları itibariyle iki
gruba ayrılırlar:
1-Dinamik Kesintisiz Güç Kaynakları
2-Statik Kesintisiz Güç Kaynakları
•
1-DİNAMİK KESİNTİSİZ GÜÇ KAYNAKLARI
Dinamik kesintisiz güç kaynakları on beş yıl
öncesine kadar çok yaygın olarak kullanılıyordu. Günümüzde hala
üretilmekte olsa da her geçen gün yerini biraz daha statik
kesintisiz güç kaynaklarına bırakmaktadır. Artık bu kaynaklar
300-1000 kVA gibi çok yüksek güçlü uygulamalarda, büyük
endüstriyel tesislerde karşımıza çıkmaktadır. Motor-Alternatör
grubundan oluşan dinamik kesintisiz güç kaynakları, son dönemde
yarı iletken teknolojisindeki gelişmelerin etkisiyle, kısmen
statik uygulamaları da içermeye başlamışlardır.
Örneğin, bir karma uygulamada, sistem, bir motor-alternatör ile
basit bir statik eviriciden oluşur. Evirici şebeke
bozukluklarını süzer ve sadece motor-alternatör setine
uyguladığı gerilimin frekansını ayarlar. Motor-alternatör seti,
evirici çıkış frekansını referans olarak alan sinüzoidal bir
çıkış gerilimi üretir. Diğer bir uygulamada ise, enerji depolama
işlemi bir akü grubu aracılığıyla sağlanırken, yüke aktarma
işlemi ise dinamik bir alternatörle sağlanır.
Bu dinamik çözümlerin artıları, yüksek kısa devre akımı,
galvanik izolasyon ve lineer olmayan yüklere karşı yüksek
tolerans sağlamasıdır. Bununla beraber çok gürültülü, büyük,
ağır ve pahalı sistemlerdir.
Dolayısıyla ekonomik yönden de verimli değillerdir.
•
2-STATİK KESİNTİSİZ GÜÇ KAYNAKLARI
Elektrik şebekesi ile kritik yük arasında bir
arabirim olarak çalışan statik kesintisiz güç kaynakları, yarı
iletken elemanlarla gerçekleştirilen statik sistemlerdir. Önceki
bölümlerde belirtildiği üzere, şebekede oluşan her türlü
elektriksel gürültüden temizlenmiş, gerilimin efektif değeri,
frekansı ve dalga şeklini şebekenin sağlayamayacağı doğrulukta
ve kararlılıkta vererek kritik yükü sürekli ve kaliteli bir
enerjiyle besleyen elektronik sistemlerdir.
STATİK KESİNTİSİZ GÜÇ KAYNAKLARININ YAPISI VE ÇALIŞMA PRENSİBİ
Statik kesintisiz güç kaynağı temel olarak üç ana
kısımdan oluşur:
Doğrultucu: Şebekeden aldığı AC gerilimi DC gerilime
dönüştürerek hem evirici giriş gerilimini hem de akü şarj
gerilimini oluşturan kısımdır. Dolayısıyla doğrultucu hem
eviriciyi beslemekte hem de sistemde yer alan akü grubunu şarj
etmektedir.
Akü Grubu: Enerjiyi depolamaya olanak sağlayan ve gerektiğinde
bunu 5-30 dk hatta daha uzun bir süre boyunca eviriciyi beslemek
amacıyla geri veren kısımdır.
Evirici: Doğrultucunun ürettiği DC gerilimi, sabit genlikte ve
frekansta AC gerilime dönüştüren birimdir.
Doğrultucu çıkışı nominal DC bara gerilimi seviyesinde tutulur,
yük evirici üzerinden beslenir. Şebeke geriliminin sınır
değerlerinin dışına çıkması veya kesilmesi durumunda doğrultucu
çalışmaz. Evirici akü grubundan çektiği DC enerji ile yükü
kesintisiz olarak beslemeye devam eder. Ancak akü grubunun
verebileceği enerji yük durumuna ve kapasitesine göre
sınırlıdır. Otonomi süresi adı verilen bir süre zarfında yükü
besleyebilir. Uzun süreli kesintiler için sistemin yedek bir
motor jeneratör grubu ile beslenmesi gerekir. Öyle ki büyük
ölçekli tesisat planlamalarında jeneratör set kesintisiz güç
kaynağının bir tamamlayıcısıdır.
Ayrıca, eviricinin aşırı yüklenmesi yada
arızalanması durumunda çıkış geriliminin kesilmemesi için bir
statik bypass hattı ve kesintisiz güç kaynağını yükten izole
ederek, bakım ve onarımın güvenli bir şekilde
gerçekleştirilmesini sağlayan bir bakım manuel) bypass hattı
daha mevcuttur. Bu güç ünitelerinin yanı sıra, bütün bu
birimleri kontrol eden ve birlikte düzgün çalışmalarını sağlayan
mikroişlemcili bir kontrol birimi de mevcuttur.
Not:
Yukarıda; en yaygın olarak kullanılan, her türlü uygulamalar
için beklentilere cevap veren ve kesintisiz güç kaynağı
dendiğinde ilk olarak akla gelen Online kesintisiz güç
kaynaklarının çalışma prensibi anlatılmıştır.